Bir Komedyenin Yeniden Doğuşu
-
Türkiye’de stand-up işini Cem Yılmaz o kadar iyi yaptı ki, ona benzemeye çalışan herkes kısa sürede sabun köpüğü gibi kaybolup gitti. Cem Yılmaz’ın dışında sadece bir isim bu alanda başarılı olabildi: O da farklı bir tarz deneyen Ata Demirer.
Ata Demirer’in çoğu komedyende olmayan farklı meziyetleri var: Her şeyden önce konservatuar eğitimi aldığı için hem ses, hem de müzik bilgisiyle fark yaratıyor. Kırsalda yaşayan Ege ve Trakya insanının sadece şivesini değil, yaşam tarzını da çok güzel aktarabilen bir oyunculuk gücü var. Üstelik hayvan taklidi konusunda izlediğim en usta mizahçı.
Ama bütün bu yeteneklerine rağmen Kısık Ateşte 15 Dakika ve Osmanlı Cumhuriyeti gibi vasatı aşamayan iki filmle sinemada şansını denemesi onun adına kötü bir başlangıç olmuştu. Eyyvah Eyvah’ı, Ata Demirer’in potansiyelini ortaya çıkaran ilk film olması açısından önemli bir yere koymak gerekir.
Yahşi Batı’da (ve daha önceki pek çok filmde), kendisinden beklenileni ısrarla vermeyen Cem Yılmaz’a inat, bu kez Ata Demirer tam da seyircinin beklentisini karşılayan bir performansla oldukça eğlenceli bir filmin mimarı olmuş. Evet, sinema dili açısından bu filmin ciddi eksikleri var. İzleyenler senaryoyu da çok sıradan bulmuş olabilir ama Ata Demirer, tam da onu görmek istediğimiz rolde karşımıza çıkıyor ve bol kahkahalı bir filmi bizlere sunuyor.
Elbette ki, bu filmi Ata Demirer’in performansıyla sınırlamak Demet Akbağ’a ve diğer oyunculara haksızlık olur. 21. yüzyıl Türk sinemasıyla ilgili kapsamlı tezler yazılmaya başlanmış mıdır bilmiyorum ama sanırım şu ilk 10 yıllık bölümü incelemeye kalksak en dikkat çekici kadın oyuncu olarak Demet Akbağ’dan söz etmemiz gerekir. Bu dönemde tamamını izlediğim 6 filmde oynadı ve bana göre en iyi performansını da Eyyvah Eyvah’ta gösterdi.
Demet Akbağ, karikatürize edilmeye çok müsait bir rolde karşımıza çıkıyor. Daha açık söylemek gerekirse Demet Akalın’ı (ve onun temsil ettiği kulüp şarkıcı modelini) oynuyor ama kesinlikle bu tuzağa düşmüyor. Çünkü düşen de var: Bülent Şakrak’ın oynadığı menajer tiplemesini izlerseniz bunu daha iyi anlayacaksınız.
Filmin giriş bölümü biraz sıkıcı, durağan başlıyor. Ama Demet Akbağ’ın göründüğü ilk sahneyle birlikte film, temposunu yakalıyor ve filmin son bölümlerindeki hastane sahnesine kadar aralıksız bir akıcılıkla ritmini korumayı başarıyor. Üstelik bol mizah ve usta oyunculuklarla.
Daha önce Ata Demirer’i sahnede 4 kez izlemiş biri olarak, uzun bir aradan sonra yine o eski günlerine dönüşünü keyifle izledim. Ata Demirer’in 90’lı yıllarda TV’de yaptığı bir Bülent Ersoy taklidi vardı. Şarkılarını o kadar güzel söylüyordu ki, acaba playback mi yapıyor diye düşünüp duruyordum. Oyuncu, Eyyvah Eyvah’ta söylediği Tanrı İstemezse şarkısıyla yine kulaklarımızın pasını siliyor.
Türk sinemasının zombi filmlerinden çok, düzgün komedi filmlerine ihtiyacı var. Ne zaman ki sinema izleyicisi eski Yeşilçam filmlerinin tadını yeniden almaya başlar, işte o gün Türk sinemasının yükselişinden bahsedebiliriz. Seyircinin gitmediği sinema, ne kadar ustalıkla işlenmiş olursa olsun hep eksik kalır. Bu açıdan, Eyyvah Eyvah gibi filmlerin sayısı artmalı.

